Adres
Gürsu Mah. Erdoğan Konutları B1 Blok
Konyaaltı/Antalya
Görüşme Bilgisi
Görüşmeler randevu ile gerçekleştirilmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve ilgili mevzuatın 2026 yılındaki güncel uygulamaları doğrultusunda, avukatların dosya incelemesi süreci, davanın seyrini ve sonucunu doğrudan belirleyen kritik bir aşamadır. Uyuşmazlığın doğru hukuki vasıflandırılmasından dava şartlarının kontrolüne, delil toplama stratejisinden istinaf ve temyiz sınırlarının değerlendirilmesine kadar her adım, profesyonel bir dosya yönetimini zorunlu kılar. Bu kapsamlı rehber, 6NOVA Avukatlık Bürosu tarafından hazırlanmış olup, meslektaşlarımıza pratik ve güncel bir harita sunmayı amaçlamaktadır. Makalemizde, Resmi Gazete yayınları, Yargıtay içtihatları ve güncel hukuk uygulamaları temel alınarak her başlık detaylı biçimde ele alınmıştır.
Dosya incelemesi, yalnızca usul kurallarının kontrolü değil, aynı zamanda stratejik bir planlamadır. 2026 yılında yeniden değerleme oranları ile güncellenen parasal sınırlar, zorunlu arabuluculuk kapsamındaki genişlemeler ve dijital UYAP entegrasyonu, avukatların dosya yönetimini daha da önem kazanmıştır. Aşağıda, dosya incelemesinde izlenmesi gereken başlıca konuları sırayla ve örneklerle inceliyoruz.
Uyuşmazlığın hukuki niteliğinin doğru tespiti, davanın görevli mahkemesinden uygulanacak zamanaşımı süresine kadar her aşamayı etkiler. Örneğin, bir alacak talebi haksız fiile (TBK md. 49 vd.), tacirler arası satım sözleşmesine (TTK md. 20 vd.) ya da tüketici işlemine (TKHK md. 3) dayanabilir. Her bir vasıflandırma, farklı dava şartları ve delil kurallarını devreye sokar.
2026 itibarıyla, Yargıtay içtihatları vasıflandırmada somut olay ve tarafların iradesine öncelik vermektedir. Yanlış vasıflandırma, davanın usulden reddine yol açabilir. Pratikte, dava dilekçesinde birden fazla hukuki dayanak belirtilmeli ve bunlar arasında öncelik sırası net şekilde ortaya konmalıdır. Bu adım, dosyanın stratejik haritasının ilk taşıdır.
Bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk veya idari başvuru şarttır (HMK md. 114/2). 2026 yılında zorunlu arabuluculuk kapsamı genişletilmiştir: İş hukuku alacak ve tazminatları (işe iade dahil), ticari para alacakları (TTK md. 5/A), tüketici uyuşmazlıkları, kira tespiti/tahliye, kat mülkiyeti ve ortaklığın giderilmesi davaları bu kapsamdadır.
Arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı veya son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği durumlarda dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmektedir. 2026 Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi (Resmi Gazete 26.12.2025) uyarınca ücretler güncellenmiş olup, anlaşmama halinde dava şartı olarak kabul edilmektedir. İdari davalarda ise zorunlu başvuru (örneğin idareye başvuru) Anayasa md. 125 gereği incelenmelidir. Bu aşamayı atlamak, zaman ve maliyet kaybına neden olur.
Anayasa md. 142 uyarınca mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir. Görev, kamu düzenindendir; taraflar görev sözleşmesiyle görevli olmayan mahkemeyi görevli kılamaz (HMK md. 1). Mahkeme, davanın her aşamasında görevi re’sen inceler; taraflar da her zaman görevsizlik itirazı ileri sürebilir.
2026’da görev kurallarında temel değişiklik olmamakla birlikte, parasal sınırların yeniden değerleme ile artması (HMK Ek md. 1) sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ayrımı etkilemektedir. Örneğin, belirli tazminat davalarında görevli mahkeme, dava değeri üzerinden belirlenir. Görev hatası, davanın yeniden görülmesine yol açabileceğinden, dosya incelemesinde ilk kontrol noktalarından biridir.
Yetki kuralları, HMK md. 6 vd. uyarınca genel ve özel yetki hallerini kapsar. Genel yetki, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ticari davalarda, iş davalarında ve taşınmaz davalarında özel yetki kuralları (örneğin sözleşme ifa yeri) ön plandadır.
Yetki itirazı, ilk itiraz niteliğindedir ve ön inceleme aşamasında karara bağlanır. 2026 uygulamalarında UYAP üzerinden yetki uyuşmazlıklarının hızlı çözümü mümkün hale gelmiştir. Yanlış yetki, dosyanın nakline veya usulden reddine sebep olur. Avukatlar, dosya incelemesinde yetki sözleşmesi imkanı olup olmadığını da değerlendirmelidir.
Davanın yargılama yöntemi (HMK md. 316 vd.), sürelerin işleyişini, adli tatil etkisini ve tebliğ/tefhim kurallarını belirler. Basit yargılama usulü, seri muhakeme ve yazılı yargılama ayrımı, delil sunma ve duruşma zorunluluğunu etkiler.
2026’da basit yargılama usulü kapsamı genişletilmiş olup, düşük değerli uyuşmazlıklarda süreler kısalmıştır. Bu ayrım, istinaf ve temyiz sürelerini de doğrudan etkiler. Dosya incelemesinde yargılama yöntemi doğru belirlenmezse, süre kaçırma riski artar.
Taraf teşkili, zorunlu dava arkadaşlığı (HMK md. 57) ve ihtiyari dava arkadaşlığını kapsar. Davanın ihbarı (HMK md. 61) gereken haller (örneğin sigorta şirketi) incelenmelidir. Eksik taraf teşkili, davanın yenilenmesine yol açar.
2026 içtihatlarında, taraf sıfatının somut olay bazında titizlikle değerlendirilmesi vurgulanmaktadır. Özellikle birden fazla davalı veya davacı durumunda, vekaletname ve tebligat adresleri önceden kontrol edilmelidir.
Dosya incelemesinde süreler titizlikle hesaplanmalıdır:
2026 yılında parasal sınırlar, HMK Ek md. 1 uyarınca yeniden değerleme oranı (%25,49 civarı) ile güncellenmiş ve dava açıldığı tarihteki sınır esas alınmaktadır. Sürelerin tebliğle mi yoksa tefhimle mi başladığı, yargılama yöntemine göre değişir. Adli tatilde süreler durur (HMK md. 103).
Faiz, alacağın en önemli fer’ilerindendir. Başlangıç tarihi; haksız fiilde olay tarihi, sözleşmede temerrüt tarihi veya dava öncesi ihtar tarihidir. Faiz türü; yasal faiz (%24 – 2026 güncel), en yüksek mevduat faizi veya TTK md. 1530 ticari temerrüt faizi (%43 civarı) olabilir.
Faiz tutarı, dava değerine eklenip eklenmeyeceği dava dilekçesinde açıkça belirtilmelidir. 2026’da AYM kararları ile manevi tazminat davalarında karşı vekalet ücreti riski azalmış olsa da faiz hesaplaması, infaz aşamasında kritik önem taşır.
İcra inkâr tazminatı (İİK md. 67), likit alacaklarda %20’den az olmamak üzere hükmedilir. Fazlaya ilişkin hakkın dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde saklı tutulması zorunludur. Talep, 1 yıl içinde yapılmalıdır.
2026’da Cebrî İcra Kanunu taslağı tartışılmakla birlikte mevcut İİK hükümleri geçerlidir. Tazminatın infazı için kesinleşme şartı aranır; faiz başlangıcı ve oranı ayrı değerlendirilir. Bu tazminat, dosya incelemesinde sıkça atlanan ancak yüksek maddi etki yaratan bir konudur.
Islah (HMK md. 176 vd.), usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir. Aynı davada taraflar bir kez ıslah hakkını kullanabilir. Cevap dilekçesinin de ıslahı mümkündür. 7251 sayılı Kanun ile bozma/kaldırma sonrası tahkikat devam ediyorsa ıslah hakkı tanınmıştır.
2026 uygulamalarında ıslah dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve yeni delil sunumu mümkün hale gelir. Islah, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının istisnasıdır; ancak kötü niyetli kullanımlarda mahkemece reddedilebilir.
Uyuşmazlığın esası, hukuken korunan menfaatin ihlali veya menfaat dengesinin bozulmasıdır. Bu değerlendirme, delillerle desteklenmelidir. Dosya incelemesinde esasa ilişkin hukuki dayanaklar ve olası itirazlar önceden analiz edilmelidir.
Taraflar, HMK md. 189 vd. uyarınca delillerini kanuna uygun sunmalıdır. Hukuka aykırı deliller (Anayasa md. 38) dikkate alınmaz. Kanun belirli delille ispatı emrettiğinde (örneğin senet – 2026 sınırı 41.000 TL) başka delil kullanılamaz.
Somutlaştırma yükü (HMK md. 194) 2026’da daha sıkı uygulanmakta; her vakıa için delil eşleştirmesi yapılmalıdır. Delillerin zamanında sunulmaması, ispat hakkını kaybettirir.
HMK md. 119’a göre dava dilekçesinde şu unsurlar bulunmalıdır:
a) Mahkemenin adı,
b) Davacı ve davalının adı, soyadı, adresleri,
c) Davacının T.C. kimlik numarası,
ç) Temsilci ve vekil bilgileri,
d) Dava konusu ve malvarlığı davalarında değeri,
e) Vakıaların özeti,
f) Deliller,
g) Hukuki sebepler,
ğ) Açık talep sonucu.
Eksiklik halinde hakim bir haftalık kesin süre verir; tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. 2026’da somutlaştırma yükü ile birlikte istem kısmının netliği, davanın esastan incelenmesini sağlar.
Bu rehber, genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosya özelinde güncel mevzuat ve içtihatlar incelenmelidir.